İşgal altındaki Doğu Kudüs, bu bayram sabahına İsrail güvenlik güçlerinin yoğun kısıtlamaları ve Mescid-i Aksa çevresinde tırmanan gerilimle uyandı. İsrail yönetiminin, bölgedeki güncel siyasi gelişmeleri ve İran ile yaşanan gerilimi bahane ederek kutsal mabedi ibadete kapatması, 1967 yılındaki işgalden bu yana bir ilk olarak kayıtlara geçti. Bayram coşkusunun yerini hüzün ve öfkeye bıraktığı kentte, Müslümanların kutsal mekanına girişlerin engellenmesi geniş çaplı protestolara ve ardından sert çatışmalara zemin hazırladı.
Sabahın erken saatlerinden itibaren bayram namazını Mescid-i Aksa'nın manevi atmosferinde eda etmek isteyen binlerce Filistinli, Eski Şehir bölgesine giden ana arterlerde toplandı. Ancak İsrail polisi, surların çevresinde adeta etten bir duvar örerek geçişlere izin vermedi. Özellikle Selahaddin Caddesi, Sahire Kapısı ve Aslanlı Kapı yakınlarındaki Vadi el-Cevz Mahallesi'nde toplanan kalabalıklar, içeriye girmekte ısrar edince polisin sert müdahalesiyle karşı karşıya kaldı.
Güvenlik güçleri, ibadetlerini yerine getirmekten başka bir amacı olmayan sivil halka karşı ses bombaları, göz yaşartıcı gaz ve coplar kullanarak müdahale etti. Aralarında yaşlıların ve çocukların da bulunduğu gruplar, polisin fiziki şiddeti karşısında sokak aralarına çekilmek zorunda kaldı. Polisin müdahalesi sırasında fenalık geçiren ve yaralananlar olurken, Filistinli gençler tekbirler getirerek uygulamaya tepki gösterdi. Mescid-i Aksa'nın kapılarının kapalı tutulması üzerine Filistinliler, seccadelerini asfalt üzerine sererek bayram namazlarını sokaklarda, barikatların hemen önünde kıldı.
Namaza müteakip düzenlenen yürüyüşlerde ise polis baskısı artarak devam etti. Namaz sonrası bir araya gelerek tekbir getiren ve Mescid-i Aksa lehine slogan atan gruplar, İsrail polisi tarafından güç kullanılarak dağıtıldı. Bölgedeki tanıklar, polisin sadece ibadeti engellemekle kalmadığını, aynı zamanda bayramın toplumsal bir kutlamaya dönüşmesini önlemek amacıyla Eski Şehir'in her köşesinde kontrol noktaları kurduğunu belirtti. Normal şartlarda bayram sabahları insan seliyle dolup taşan Eski Şehir sokakları, bu kısıtlamalar nedeniyle tarihinin en sessiz ve ıssız günlerinden birini yaşadı.
Filistinli dini otoriteler ve sivil toplum kuruluşları, yapılan bu kısıtlamayı inanç özgürlüğüne vurulmuş ağır bir darbe olarak nitelendirdi. 1967'den beri ilk kez bir bayramda Aksa'nın tamamen kapatılmasının, bölgedeki statükoyu değiştirme çabalarının bir parçası olduğu vurgulandı. Hatırlanacağı üzere, İsrail polisi benzer sert tutumlarını Ramazan ayı boyunca da sürdürmüş, teravih namazı için toplanan cemaate defalarca müdahale ederek kutsal mekanın dokusuna zarar verecek eylemlerde bulunmuştu. Kudüs'teki bu gergin bekleyiş, uluslararası kamuoyunun dini özgürlükler konusundaki hassasiyetini bir kez daha gündeme taşıdı.