Batı Şeria'da Basın Özgürlüğü Hedefte: İsrail Ordusu CNN Ekibine Sert Müdahalede Bulundu

Batı Şeria'da Basın Özgürlüğü Hedefte: İsrail Ordusu CNN Ekibine Sert Müdahalede Bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria'da görev yapan uluslararası medya mensuplarına yönelik şiddet ve baskı olaylarına bir yenisi daha eklendi. Dünyanın en saygın haber kuruluşlarından biri olan CNN International ekibi, bölgedeki yasa dışı yerleşimci faaliyetlerini ve yerel halka yönelik sistematik saldırıları belgelerken İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) mensupları tarafından sert bir müdahaleye maruz kaldı. Yaşananlar, bölgede görev yapan gazetecilerin can güvenliğinin ve basın özgürlüğünün ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu bir kez daha tüm dünyaya gösterdi.

Olayın fitili, Batı Şeria'nın kuzey kesiminde yer alan Tayasir köyü yakınlarında ateşlendi. Bölgedeki aşırı sağcı İsrailli yerleşimcilerin Filistinli köylülere saldırarak yeni ve yasa dışı bir karakol noktası kurmasının ardından, CNN ekibi gelişmeleri yerinde incelemek ve bölgedeki gerginliği aktarmak üzere olay yerine intikal etti. Ancak görgü tanıklarının ve kayıt altına alınan görüntülerin açıkça ortaya koyduğuna göre, askerlerin müdahalesi şiddet yanlısı yerleşimcilere değil, yaşanan hak ihlallerini kamuoyuna duyurmaya çalışan basın mensuplarına ve yerel sivil halka yönelik oldu.

Canlı yayın hazırlıkları ve saha çekimleri sırasında gerçekleşen baskın anlarında, İsrail askerlerinin CNN çalışanlarına doğrudan silah doğrulttuğu ve profesyonel etik kuralları hiçe sayan bir tutum sergilediği görüldü. Gazetecilere yönelik "Dur!" ve "Hemen yere otur!" şeklinde askeri emirler yağdıran personel, ekibin uluslararası basın kartlarını göstermesine rağmen geri adım atmadı. Müdahalenin başlamasından sadece saniyeler sonra, bölgedeki tansiyon orantısız güç kullanımına ve fiziksel saldırıya dönüştü.

Görüntülerde en çok tepki çeken an ise CNN foto muhabiri Cyril Theophilos'a yapılan sert müdahale oldu. Bir İsrail askerinin, arkadan yaklaşarak Theophilos’un boğazına sarıldığı ve 'boğma kilidi' olarak tabir edilen, hayati tehlike arz edebilecek bir teknikle gazeteciyi etkisiz hale getirmeye çalıştığı anlar saniye saniye kaydedildi. Bu şiddet sarmalı sırasında Theophilos'un zorla yere yatırıldığı, çekim ekipmanlarının zarar gördüğü ve ekibin diğer üyelerinin de benzer bir tehdit altında tutulduğu bildirildi.

Hiçbir yasal dayanak gösterilmeksizin yaklaşık iki saat boyunca alıkonulan CNN ekibi, ancak kurumun üst düzey girişimleri ve yoğun kamuoyu baskısı neticesinde serbest bırakıldı. Olayın uluslararası mecralarda geniş yankı bulması ve şiddet görüntülerinin sosyal medyada hızla yayılması üzerine İsrail ordusu (IDF) bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Yapılan resmi açıklamada, söz konusu askerlerin sergilediği davranışların ordu standartlarıyla bağdaşmadığı itiraf edildi; ancak bu tür olayların bölgede münferit birer kaza mı yoksa sistematik bir politikanın sonucu mu olduğu sorusu cevapsız kaldı.

Uluslararası basın örgütleri, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve çeşitli insan hakları kuruluşları, Batı Şeria'daki bu son hadiseyi kınayarak İsrail hükümetine sorumlu askerler hakkında derhal yasal işlem başlatılması çağrısında bulundu. Özellikle son aylarda bölgedeki yasa dışı yerleşimci şiddetinin tırmanması ve ordunun bu gruplara adeta bir koruma kalkanı sağlayarak gazetecileri hedef alması, demokratik değerler ve ifade özgürlüğü açısından ciddi endişeleri beraberinde getiriyor. CNN ekibinin yaşadığı bu travmatik deneyim, işgal altındaki topraklarda hakikati arayan medya çalışanlarının karşılaştığı engellerin sadece bir halkasını oluşturuyor.